Halkla İlişkiler

Halkla İlişkiler, oyun medyası ile nasıl daha etkili çalışır

Medyanın, yani basının olduğu yerde basın mensupları ile iletişime geçmek ile görevli insanlar da bulunur. Sürekli çatışma yaşayan Halkla İlişkiler ve oyun basınının daha iyi geçinebilmek için ne yapması gerektiği oldukça açık. Her iki taraf da birbirine ihtiyaç duyduğuna göre, sorunlara çözüm bulmaktan başka bir yol yok.

Tüketicilerin düşüncelerine göre, Halkla İlişkiler uzmanları ve oyun basını mensupları arasındaki ilişki sebebiyle oyunların değerlendirmeleri veya haberler değişiklik gösterebiliyor. GamesInsider.biz, yani bizim gibi bir misyon taşıyan sitelerde ise böyle bir sorun ortaya çıkmıyor çünkü tek amacımızı okuyucuya objektif ve tarafsız bilgi sağlamak olarak görüyoruz.

Nasıl Halkla İlişkiler uzmanları kapıyı açmak için gereken kodu ellerinde tutuyorlarsa; oyun basını da oyunların, şirketlerin veya ürünlerin başarılı olmasını ufak hamleler ile sağlayabiliyor. Yani oyunların kodu Halkla İlişkiler tarafından oyun basınına sağlansa da, bu oyunların ne kadar satacağı veya başarılı görülüp görülmeyeceği de oyun basınına bağlı olarak gelişiyor.

Biyolojik düşünürsek simbiyotik yaşam olarak tanımlayabileceğimiz bu durumun sonucunda herkesin karlı çıktığı aşikar. Oyun basını kodları kullanarak oyunlara, oyunlar yoluyla da oyunculara ulaşıyor. Aynı şekilde diğer taraf da istediği kitleyi bu şekilde elde etmiş oluyor ve oyunun başarısını belki de normalde olabileceğinden daha yukarıya çekiyor.

Birlikte çalışarak varlıklarını sürdürebilecek olan bu iki unsurun daha uyum içerisinde olabilmesi için bazı ipuçlarını listeliyoruz. Bu ipuçları dikkatlice okunduğu takdirde önemli bir etki oluşturacaktır. İpuçları arasında herhangi bir önem sırası olmadığını da belirtelim.

Küçük bir araştırma, pek çok kapıyı açabilir

Halkla İlişkiler, bazen oldukça zorlayıcı bir meslek olabilir. Binlerce farklı insana bir gün içerisinde binlerce farklı mesaj göndermeniz ve bu mesajlara gelebilecek yanıtları takip etmeniz gerekebiliyor. Bu kalabalığın arasında sorunların ortaya çıkmaması için, küçük araştırmaların büyük yararları olabilir. Pek çok İnternet sitesinin kendi yayın stilleriyle alakası olmayan basın bültenleri aldığına dair şikayetler ile ortaya çıktığını biliyoruz.

Tabii ki binlerce e-postayı aynı anda yollayıp daha sonra bunlardan en azından bazılarının tutmasını beklemek bir yöntem olabilir. Eğer ilişkilerinizi iyi tutmak istiyorsanız, yine de bu yöntemi kullanmamalısınız. Halkla İlişkiler görevlileri, mesaj gönderecekleri kaynaklar hakkında küçük bir araştırma yapıp sitenin amacını anlamak durumundalar. Oyun sektörü ile ilgili bilgi vermeyi amaç olarak seçen bir İnternet sitesine incelemesi için oyun gönderip cevap alamamak garip olmayacaktır.

Her ne kadar bu işlem daha fazla enerji harcamanıza ve zaten sınırlı olan zamanınızı kaybetmenize sebep olsa da, daha iyi ilişkiler kurmanız için tam bir anahtar olacaktır. Özellikle basın organlarının şirketinizden veya davranışlarından rahatsız olmasını istemiyorsanız, yapacağınız araştırmalar ile karşı tarafın dilinden anlayabilir ve bu şekilde hareket edebilirsiniz. Tabii ki buna karşılık olarak, herhangi bir şey talep ettiğiniz İnternet sitesi de sizin gerçekten çabaladığınızı bilecek ve buna uygun cevap verecektir.

Israr, kararında yapıldığında oldukça etkili olabilir

Bir konuda ısrar etmenin iki farklı sonuç doğuracağını rahatlıkla tahmin edebiliyoruz. İki ucu keskin bir bıçak olarak tanımlayabileceğiniz ısrar, karşı tarafa yaptırmak istediğiniz her ne ise bunun gerçekleşmesini sağlayabilir. Tabii ki her konuda olduğu gibi ısrar ederken de kararlı davranmak ve karşı tarafın limitlerini en azından tahmin etmek gerekiyor. Hele bir de karşı taraf hakkında araştırma yapmadan ısrarcılık yapıyorsanız, hiçbir şeyi değiştirmiyorsunuz demektir.

Eğer oyun haberleri yapan ve inceleme yazıları yazan bir İnternet sitesine bu konu ile ilgili gönderdiğiniz bir e-postadan yanıt alamadıysanız, işte o zaman ısrar etmelisiniz. Herkesin yoğun günleri ve e-postayı bile kontrol edemeyecek kadar fazla işi olabiliyor. Böyle durumlarda atılacak ikinci bir e-posta, karşı tarafın durumu ve durumun önemini fark etmesini sağlayabilir. Oyun basını kesinlikle Halkla İlişkiler çalışanlarından yeni haberler almak ister. Sonuçta alınan yeni bir haber, paylaşılacak yeni bir bilgi anlamına gelir. Tabii ki az önce de belirttiğimiz gibi kararında bırakılması şartı geçerli.

Mantıksız isteklerde bulunmayın

Halkla İlişkiler, en önemli amaç olarak müşteriyi memnun etmek ve taleplerini yerine getirmek üzerinde çalışıyor. Bu mesleğin odak noktası bu, tabii ki bunda eleştirilecek veya yanlış denilecek hiçbir durum yok. Bu aşırıya kaçtığında ve müşteri memnuniyeti için oyun basınından mantıksız taleplerde bulunulmaya başlandığında ise işlerin rengi değişiyor. Tabii ki belirli durumlarda müşteri memnuniyeti için belirli hamleler yapılması gerekiyor.

Eğer paylaşılan bir yazıda bilgi hatası veya eksiği varsa, bunu hemen yazana bildirmeli ve iletişime geçmeye çalışmalısınız. Eğer durum bu değilse ve yalnızca yazılan yazının temsil ettiği görüşü beğenmiyorsanız o zaman olumsuz yanıtlar alabilirsiniz. Sırf müşterinizi daha fazla memnun edebilmek için, oyun basını tarafından yazılmış yazılara müdahale etmeye çalışmak hem ilişkilerinizi zedeleyecek hem de sonucu hiçbir şekilde değiştirmeyecektir. Dünya her zaman sizin şirketinizin temsil ettiği görüşleri doğru bulmayabilir. Bu gibi durumlarda düşünceyi etkilemeye çalışmak yerine yalnızca neden huzursuz olduğunuzu ve müşterinizin ne düşüneceğini açıklamanız yeterli olacaktır. Böylece hem karşı taraf ile ilişkilerinizi zedelemez, hem de bazı unsurların düzeltilmesi için adım atmış olursunuz.

Ambargolar, ambargolar ve ambargolar

Oyun medyasının içinde olanların en çok duyduğu kelimelerden birisi haline gelen “ambargo” artık zihinlere işlemiş durumda. Tabii ki önceden verdiğiniz bilginin sizin istediğiniz zamana kadar açıklanmamasını talep etme hakkına sahipsiniz. Hatta bu sayede oyun medyası da neyi ne zaman paylaşacağını hatırlıyor ve zamanlı yazılar yazarak piyasaya anlık giriş yapmayı başarıyor. Bu durumun değiştiği nokta ise, ambargoların uygulanma sıklığı oluyor tabii ki.

Günümüzde gelinen noktada, en ufak bilgi için bile ambargo konduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Artık bir pazarlama stratejisi haline gelen ambargo, öncelikle tanıtım videosunun bir kısmını paylaşıp ertesi gün asıl videoyu yayımlama stiline dönmüş durumda. En önemsiz haber için bile ambargo uygulamasına başvurulması, bir süre sonra oyun medyasını o kuruluştan soğutup uzaklaşmasına sebep olabiliyor. Bahsedilmesi gereken başka bir sorun ise, ambargo başlangıçlarının çok kısa olması. Yani inceleme için bir oyun gönderiyorsunuz ve oyun 24 saat sonra çıkışını gerçekleştirecek. Veya bir röportaj yapıldı ve paylaşılması için yazı zamanı gerekiyor. Bu zamanın oyun medyasına tanınmaması, yapılan en büyük yanlışlar arasında yer alıyor.

Ambargo uygulamalarının bazı istisnalar sebebiyle delinmesi ile, Halkla İlişkiler temsilcilerinin oyun basınına karşı tutum sahibi olmasına sebep oluyor. Bütün oyun basınına karşı tutum sahibi olmak yerine, ambargoyu delen isimlerin not edilmesi ve bunlara karşı yaptırımların uygulanması çok daha mantıklı olacaktır. Sonuçta bağımsız bir sebebiyle başka bine yaptırım uygulamak mantıklı değil.

Saygı çift taraflıdır

Yıllarca yapılan birlikte çalışma ile kurulan ilişkiler, küçük bir saygısızlık sebebi ile anında yok olabilir. Birbirine bağlı iki unsur olan Halkla İlişkiler ve oyun medyası için böyle bir durum yaşanması oldukça kötü bir senaryo olacaktır. Bu senaryonun engellenmesi ise oldukça basit bir noktaya bağlı, her iki tarafın da saygılı olmasına. Oyun medyası, isteklere ve yapılan yorumlara karşı açık olmalı ve gerektiğinde olumsuz da olsa şiddetli olmayan cevaplar vermeli. Diğer taraftan Halkla İlişkiler ise oyun medyasına aşırı yüklenmeyi bırakıp araştırmalar yaparak sitelerin amaçlarını anlamaya çalışmalı.

Hepimiz insanız ve bunu hiçbir zaman unutmamamız gerekiyor. Hepimizin çocukları, eşleri, faturaları, kredileri, sorumlulukları veya tonlarca yükü olabilir. Yalnızca işlerimizi iyi bir şekilde yapmaya ve sorumluluklarımızı yerine getirmeye çalışıyoruz. Bunu yaparken nasıl saygı görmek hakkımız ise, saygı göstermek de insanlık sorumluluğumuz. Bir dahaki sefere, o sinirli ifadeler ve rencide edici mesajlar ile dolu e-postayı göndermeden önce iki defa düşünün. Attığınız adımın geri dönüşü olmayabilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir